Caulker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz yıl buraya geldiğimde aslında bir bebek gibiydim, daha gözlerim açılmamıştı. Nereye geldiğimin, nasıl bir ortama gireceğimin hiç farkında değildim. Fakat gerçekten şu an çok mutluyum. Kaderim, güzel, süslü kelimelerle yazılmış ki Alanyaspor gibi güzel bir kulüpteyim. Alanya gibi bir şehirdeyim. Takımda arkadaşlık çok iyi, çok güzel bir ortam var. Burada kendimi çok mutlu hissediyorum.” ifadelerini kullandı.

İngiliz futbolcu, Alanya’da yaşamaya hızlı bir şekilde alıştığını belirterek, “Turistik bir şehir olması bizim adapte olmamızda önemli bir rol oynadı. Gerek kulüp, gerek şehir bu konuda bize çok yardımcı oldu. Şehirdeki nüfusun çoğunun İngilizce konuşması işimizi daha da kolaylaştırıyor. Mutluyum, kendimi şanslı hissediyorum. Başlangıç seviyesinde de olsa Türkçe öğreniyorum. Tamam, hadi, hadi, biraz biliyorum (Türkçe).” şeklinde konuştu.

“Alanyaspor’la Avrupa’da oynamak istiyorum”

Ligin ilk yarısında beklemedikleri puan kayıpları yaşadıklarını belirten 28 yaşındaki futbolcu, “Özellikle sahamızdaki Sivas ve Göztepe maçı gibi. Genel anlamda iyi bir ilk yarı geçirdik, umarım ikinci yarıda daha güçlü devam edip, daha fazla puan toparlarız. İlk yarıda hesapta olmayan puan kayıplarını yaşamasaydık daha üst sıralarda olabilirdik. Ligin ikinci yarıları çok zorlu geçiyor. Takım olarak hazırız, çıtayı yüksek tutmamız gerek. Umarım lig sonunda Avrupa’ya giden takımlardan biri oluruz.” değerlendirmesinde bulundu. 

“Hala Avrupa’da oynama konusunda çok istekliyim. Çok çalışıyorum ve her gün daha fazla üstüne koymak istiyorum.” şeklinde konuşan Steven Caulker, “Geçmiş dönemde kariyerime çok iyi bir başlangıç yapmıştım ama her insanın yapabileceği birkaç hatadan birini yaptım, bu da kariyerimde bazı iniş ve çıkışlara sebep oldu. Tottenham’da bir sezonda 28 maç oynadım ama o yaşlarda biraz gençtim, çılgın dönemlerimdi. Daha fazla oynamak istiyordum. Bir hocamız vardı, bana istediğim kadar forma vermiyordu. Aslında bu tecrübeyle geçmişe dönüp baktığımda, daha sabırlı olabilirdim. Ama her şeyin bir sebebi var. Şu an buradayım ve oldukça mutluyum. Avrupa’da oynama isteğim var ama olduğum yerde de mutluyum. Alanyaspor’la Avrupa’da oynamak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını da değerlendiren Caulker, “Sivasspor iyi bir iş başardı. Oynadığı futbol ve topladığı puanlarla ligin zirvesinde yer alıyor. Türkiye Ligi’ni dışarıdan takip eden insanlar, büyük takımlardan birinin şampiyon olabileceğini düşünüyorlar ama biz de iyi bir takımız. Performansımızı daha yukarıya çekersek belki şampiyonluk ya da ilk dördün içerisinde bitirebileceğimizi düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

“Defans oyuncuları olarak Türkiye’de çok fazla topla oynayabiliyoruz”

Liverpool ve Tottenham gibi önemli takımların da formasını giyen İngiliz futbolcu, Premier Lig ve Süper Lig arasındaki farklarla ilgili olarak, şöyle konuştu:

“Arada tabii ki farklılıklar var. İngiltere’deki mücadele oranı daha yüksek. Özellikle İngiltere’de topun oyunda kalma süresi daha fazla. Türkiye’de bu biraz daha az, top oyun dışında çok fazla kalıyor. Defans oyuncuları olarak Türkiye’de çok fazla topla oynayabiliyoruz. Rakip takımlar buna müsade ediyor ya da biz bunu başarabiliyoruz. Hava koşulları çok farklı. İngiltere’deki ortam da futbola daha elverişli. Özellikle tribünlerin dolu olması futbolcuları artı yönde motive ediyor. Türkiye’de üzerinde durması gereken konulardan biri de bu. Taraftarların kulüplere bağlılığının daha da artması gerek. Büyük takımlara gittiğimizde elbette statlarda 40-50 bin kişi görebiliyorsunuz ama örnek vermem gerekirse Kasımpaşa Stadı’na gittiğiniz zaman oraya gelen seyirci sayısı belli. Türkiye’nin bunu geliştirmesi gerekiyor.”

Türkiye’de çok önemli oyunculara karşı mücadele etme şansı bulduğunu kaydeden Caulker, “Türkiye’de Falcao, Muric gibi önemli hücum oyuncuları var. Doğrudan isim vermek istemiyorum ama Kasımpaşa’nın hücum oyuncularına karşı zorlandığımı söyleyebilirim. Agresif, hızlı ve sert hücumu seven oyuncular olduğu için ligin ilk yarısındaki maçta bizi zorlamışlardı. Evimizde galip gelmiştik ama defans oyuncuları için o gün çok problem çıkarmışlardı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Liverpool’un namağlup şampiyon olacağını düşünüyorum”

Yalnızca 6 ay forma giymesine rağmen insanların kendisini hala Liverpool oyuncusu olarak hatırladığını aktaran İngiliz futbolcu, Liverpool’un bu sezon şampiyonluğa ulaşacağına emin olduğunu söyledi 

Liverpool’un büyük tarihi ile çok özel bir takım olduğunun altını çizen Steven Caulker, “Bu sezon şampiyonluğa garanti gözüyle bakıyorum. Çünkü Tottenham maçındaki galibiyetle birlikte bunu bir kez daha perçinlediler. Liderlik koltuğunda çok sağlam bir yerleri var. Onu kaybedeceklerini düşünmüyorum. Bence bu senenin şampiyonu kesinlikle Liverpool. Arsenal namağlup şampiyon olmuştu. Liverpool’un da namağlup şampiyon olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Tottenham’ın da Mourinho ile iyi bir başlangıç yaptığını aktaran Caulker, “Mourinho ve Tottenham güzel bir birleşme oldu. Başarılı olacağına inanıyorum.” dedi.

Deneyimli oyuncu, “Birlikte oynadığın en iyi oyuncu kimdi?” sorusuna, “Beraber oynadığım en iyi oyuncu Gareth Bale. Özellikle Tottenham’dan ayrılıp Real Madrid’e gitmeden önce harika bir performans ortaya koydu. Onunla aynı sahayı paylaştığım için kendimi özel hissediyorum. Çünkü çok özel bir oyuncuydu.” yanıtını verdi.

Steven Caulker, oynadığı en iyi statla ilgili olarak ise, “Emirates Stadı diyebilirim, orada çok özel bir hava var. Çok klas bir stat. Emirates’te oynamak gerçekten zevk veriyor. Ama atmosferden bahsedeceksek kesinlikle Anfield derim. Oranın gerçekten farklı bir atmosferi var. Oyuncuya gerçekten itici bir güç katıyor.” açıklamasını yaptı.

“İlk milli maçımda Zlatan’ın röveşatasına şahitlik etmek çok önemliydi”

İngiltere Milli Takım formasını ilk kez giydiği maçın, Zlatan İbrahimovic’in de unutulmaz röveşata golünü attığı İsveç karşılaşması olduğunu anlatan Caulker şöyle konuştu:

“Kariyerime baktığım zaman, milli takımda oynadığım ilk maç beni çok mutlu ediyor. Zlatan Ibrahimovic’e karşı oynamıştım. O karşılaşmaya ilk 11’de başladım. İlk milli maçımda ilk golümü atmıştım. Kaybettik ama beni onurlandıran bir gündü. 75. dakikada oyundan çıktığımda 2-1 öndeydik. Kenara gelirken gol attığım için çok mutluydum. Maalesef o gün kaybettik. Gollerin 4’ünü Ibrahimovic atmıştı, birini o unutulmaz röveşata golüyle attı. İlk milli maçımda Zlatan’ın röveşatasına şahitlik etmek çok önemliydi. O gece Ibrahimovic’in kahramanlık gecesiydi.”

 

(Milliyet Skorer)

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here