Fenerbahçe Başkan Adayı Ali Koç: ’’Karşılık beklemeden Fenerbahçe’ye vereceğim bir meblağ var’’

0
429


Fenerbahçe’nin önümüzdeki hafta yapılacak seçimlerindeki başkan adaylarından Ali Koç, katıldığı bir TV programında seçim sürecine dair çok önemli açıklamalarda bulundu


Fenerbahçe’nin yaklaşan seçimi öncesinde heyecan günden güne artıyor. Fenerbahçe’nin başkan adaylarından Ali Koç, bir TV programında önemli açıklamalarda bulundu. Ali Koç’un açıklamalarından satır başları şöyle…

”FENERBAHÇE’NİN MALİ DURUMU SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

”Bu süreçte bana destek olan aileme çok teşekkür ediyorum. Ben tutkumun peşinden koşarım. Çocukluğumdan bu yana başkanlık hayalim var. Allah utandırmasın dedik ve buralara kadar geldik. Gittiğim yerlerde büyük saygı görüyorum. Farklı takımların taraftarları da benimle fotoğraf çekinmek istiyor. Hayatta bir felsefem var, kendine yapılmasını istemediğin davranışları başkasına yapmayacaksın. Takımdaşlık, centilmenlik, adillik değerlerine önem veren bir insanım. Bunların ülkemide büyük erozyona uğradığını düşünüyorum. Fenerbahçe’nin çok daha iyi yönetilmesi gerektiğini düşündüğüm için aday oldum. Üç büyüklerden hangisinin başına geçerseniz sorumluluk çok büyük. İşler iyi gitmezse; sizi seven insanlar tam tersi davranabilir. Bu yol riskli ve zor bir yol fakat daha önce yönetici olduğum için bu zorlukları biliyordum ve aday oldum. İstikrarlı ve doğru planlama yaparsanız bunların meyvelerini alırsınız. Sadece Fenerbahçe için değil, içinde bulunduğumuz mali ve diğer durumlar sürdürülebilir değil.”

”AVRUPA’NIN ÇOK GERİSİNDEYİZ”

”Bu süreçte Avrupa’yı gezdik. Kulüpleri gezdik. Sadece sporla ilgilenen şirketlere gittik. Bambaşka bir dünya olduğunu gördük. Burada yaptıklarımız ve konuştuklarımız, Avrupa ile çok farklı. Oranın çok gerisindeyiz. Zihniyet, yatırım ve uzun vadeli düşünce olarak… Ülkemiz oraların çok gerisinde. Fark yaratmak için buradayım. Amacım bunu Fenerbahçe’de yapmak. Biz ülke olarak sporcu fabrikası olabilecek nitelikte bir ülkeyiz. Bunun için doğru yaklaşımlar, istikrar ve her şeyden önce samimiyet gerekir. Ben bunu Fenerbahçe üzerinden yapıp, sonra da Türk futbolunu etkileyeceğine inanıyorum. Bugün içinde bulunduğumuz futbolda ayrıştırıcı ve şiddet ortamı var. Çocuklarım var, okullarda neler olduğunu bana söylüyorlar. Bizim evde hiçbir zaman başka takımın hakkında olumsuz konuşulmaz. Kızım okula başladı, geldi bana, ‘Baba biz Galatasaray’dan nefret mi ediyoruz?’ diye sordu. İş bu noktaya gelmiş durumda. Biz çocukken durum böyle değildi. Şiddetten nefretten bahsediyoruz ama ben yapıcı bir yapıdan bahsediyorum. Tüm kulüplerin sırt sırta vermesi gerekiyor. Bazı dönüşümler aşağıdan yukarı, bazı dönüşümler ise tepeden aşağı olur. Bu tepeden aşağı bir değişim olmalı. Fenerbahçe’nin bu duruma örnek olduğu ve lokomotifi olduğu takdirde, önce kendi bahçemizi ve mahallemizi, sonra da diğer yerlere hitap edebilecek bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Çocuklarımız ve gençlerimiz üzerinde çok etkisiz durumlar oluşturuyor. Saha içinde kora kor bir rekabet, saha dışında da yapıcı bir rekabet olmalı. Türk futbolunu hak ettiği yere getirmek için kulüpler ve federasyon olarak ortak bir çalışma içinde olmalıyız. Artık insanların aileleriyle yapacağı, keyif alacağı çok başka aktiviteler de var. Balığa çıkabilir, boğazda yemeğe gidebilir, sinemaya gidebilir. Bir sürü farklı alternatif var. Buraya harcayacağınız vakti ve nakti oralara harcayabilirsiniz. Biz küçükken hiçbir TV’de maç yoktu. Geleceği tasarlarken bunları da unutmamamız lazım. Aileleri, insanları tribüne çekebilmek için pek çok unsur var.”

”TEKERLEĞİ YENİDEN İCAT ETMEYE GEREK YOK, PASSO LİG TARAFTARI DEĞİLİM”

”PassoLig taraftarı değilim. Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok. Dünyada hangi ülkelerde var diye bakarsanız, herhangi bir örneği yok. Bana göre gereksiz bir uygulama. Zararı var mı? Bence yok. Şöyle bir zararı olabilir. İnsanlar maça gitmek istiyor ama bazen uğraşmak istemiyor. Maça gidemiyorlar, biletlerini ve kombinelerini aktarmak istiyorlar ama bu duruma üşeniyorlar. Kombine sahipleriyle konuşuyoruz. Uğraşmak istemediklerini söylüyorlar. Gerekli mi? Bence değil.”

”BAŞARI İSTİYORSANIZ; MALİ AÇIDAN KUVVETLİ OLMAK GEREKİYOR”

”Gaziantepspor, şampiyonluğa oynayan bir takımken bugün kapısına kilit vuruluyorsa; buna çok iyi bakmamız lazım. Yıllar önce Gaziantepspor’la bir maçımız vardı. 3-0’dan maçı 4-3’e getirdik. Biz o zaman Gaziantepspor ile şampiyonluğa oynuyorduk. Üç büyüklerin tabii ki kapısına kilit vurulmaz ama sağlıklı mali yapı, sportif başarıyı getirir, daha fazla sportif başarı, mali yapıyı kuvvetlendiriyor. Başarı istiyorsanız, mali açıdan kuvvetli olmanız gerekiyor. Türk futbolunun içinde olduğu mali durum, sürdürülebilir değil. Bir örnek vermek istemiyorum. Avrupa’daki liglerin zararı düşmüş durumda. Türkiye’de ise 44 milyon Euro’dan 200 milyon Euro’dan fazla bir seviyeye çıkmış. Borç al, kredi al, bu durum sürdürülebilir bir durum değil.”

”KULÜBE GELEN GELİRLER, BANKAYA GİDİYOR, KULÜP KASASINA GİREMİYOR”

”Fenerbahçe iyi yönetilmiyor. Günü kurtarmak anlayışıyla yönetiliyor. ‘Bu sene şampiyon olayım, sonra bakarız’ diyorlar. Şampiyon olmayınca da sorunlar birikiyor. Ocak ayında kontrat yenilecekken diyorsunuz ki, ‘Şampiyon olamazsanız, kontrat yenilemem’. Sonra da elinizdeki değerler başka yerlere gidiyor. Üç büyükler, kendi yarattıkları ekonomiyle, Avrupa’da kalıcı başarılar sağlayabilirler. Kalıcı başarı nedir? Şampiyonlar Ligi finalidir ama biz ondan uzağız. Devamlı Avrupa’da oynamak, devamlı Şampiyonlar Ligi’ne gidebilmek. Her sene Avrupa’da belli bir yere gelmek. Kurada karşı takımların tercih etmeyeceği takım olabilmek. Shakhtar ve Benfica gibi… O seviyede kalabilmek gerekiyor. En büyük yatırım futbola. Başarı gelmeyince de mali yapıyla ilgili kısır döngü devam ediyor. Müthiş bir borç var. 3 kulüp için 7.5 milyar deniyor. Fenerbahçe’deki rakamları anlamak mümkün değil. Bana göre şeffaf bir tablo yok. Konsolide rapor hazırladılar. Dernek ve Sportif A.Ş arasındaki ilişki anlamak da zor. Verilen raporlarda tam olarak tespit edilemiyor. Fenerbahçe’yi nakit akışı yönetiyor, bilanço yönetmiyor. ‘Şu kadar nakte ihtiyacım var’ deniyor, bir yerden çek yazılıyor. Bu durumlar bir yere kadar götürür. Gidebileceği yere kadar bu durum gitti. Artık bu durum daha fazla ileriye gidemez. Gelirler temlik altında. Gelen gelirler direkt bankaya gidiyor, kulüp kasasına giremiyor. Anket yaptırdık, tek öncelik ‘iyi transferler yapılsın’ diyorlar. Öncelik olarak transferler isteniyor. En iyi oyuncular gelsin isteniyor. Siz kulüpsünüz, pek çok geliriniz temlik, hisseler rehinde, basketbol salonunun duruma ortada, FFP sıkıntıları var. Biz bu sene aşıyoruz ama UEFA’nın radarındayız. Böyle baktığımız zaman bence Fenerbahçe, finansal açıdan iyi yönetilmiyor.”

”GİTTİĞİM YERLERDE HAYAL SATMIYORUM”

”Gittiğim yerlerde hayal satmıyorum. Hep birlikte bazı şeyleri başaracağız. Milyonların sevdalı olduğu bir tutkuyu yönetmek büyük sorumluluk. Ağzımdan çıkan lafları yüz kere düşünüyorum. Ne yapıp ne yapabileceğimi çok iyi anlatmam gerekiyor çünkü seçimlerini bu şekilde yapmalılar. İtibar konusuna çok önem veriyorum. Günü kurtarmak için bugün ve yarın farklı laf etmek gibi bir tarzım yok. Milyonları temsilen kişiler tutarlı olmalıdır. Fenerbahçe’nin gelirleri düşüyor ama giderleri artıyor. Gelirlerin artması konusunda ben ve arkadaşlarımın direkt etkisi olacak. Taraftarların da kulübe üye olmak, kombine ve forma almak gibi katkıları olması gerekiyor. 3 Temmuz’da CNN’e çıkmış, büyük bir bağımız ve gücümüz varken, bugün o bağ sarsılmış gibi. Sorunu tribüne bağlarsanız sorunu anlamamış olursunuz. benim Ali Koç olarak, karşılık beklemeden Fenerbahçe Spor Kulübü’ne vereceğim bir meblağ var. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sponsorluk yapılabilecek tüm alanlarının maksimum seviyeye getirileceğinin taahhüdünü verebilirim. Şirketlerim kulübe her alanda sponsor olacak. Gelirlerimiz artacak. Kulüp bir sermaye grubunun altına girmeyecek. Fenerbahçe’nin sponsor gelirlerini maksimum seviyeye çıkartabileceğimi taahhüt edebilirim.”

”HER KONUDA YANIT GELİYOR AMA İKİ KONUDA YANIT YOK”

”Bu süreçte birçok karalamaya yanıt olduk. ‘Neden Barcelona’ya sponsor oldular?’ diyorlar. Üniversiteye para bulamıyorlar, benden sebep buluyorlar. Ben de kapalı kapılar ardından konuşmayalım diyorum Başkanımıza… Defterleri açalım, kim sağladığı katkıyı nasıl yazmış, bakalım hep birlikte. Hep açık ve net konuşuyorum. Ne düşünüyorsam ve inanıyorsam onu söylüyorum. Açık ortamda farklı, kapalı ortamda farklı konuşmuyorum. Gelin demokrası değerlerini en üst seviyeye çıkaralım. FB TV veya başka yerde, fark etmez. Bunun saygısızlık olduğunu düşünmüyorum. Ben her yerde bunu söylüyorum. Her konuda yanıt geliyor. İki konuda yanıt gelmiyor. ‘Gelin defterleri açalım’ ve ‘TV programı yapalım’ konularında yant gelmiyor.” 

”FENERBAHÇE’Yİ TUTMAYAN İNSANLAR KULÜBE ÜYE YAPILDI”

”Medyaya çıkma konusunda geç kaldık. Sizin aracılığınız ile tüm medyadan özür diliyorum bu durum için… Hiç medyaya çıkmadan bu kadar iyi yerlere geldik. Son derece adaletsiz bir ortamda seçim yarışı veriyoruz. Aday olayım veya olmayayım, kimse bu durumları yaşamayacak. Hiçbir tesisi kullanamıyoruz. Faruk Ilgaz’da yapmak istiyoruz, iki kere başvurduk, dendi ki, ‘Başkan, kulübe siyaset sokmak istemiyor’. FB TV, internet, dergi, hiçbir yerde göremediniz bizi. FB TV’de haberimiz bile yok. Üye bilgilerine ulaşmamız sıkıntılı. Kanunlar var, sert yaptırımlar var, sınırları belli değil. Avukatlarımıza göre; bilgiler şartlı verilebilir. Yine de yönetimin tutumunu da anlıyorum. Kanun yokken de bilgileri vermiyorlardı. Galatasaray seçimi yapıldı. Onlardan öğrendik ki, şartlı olarak verilebilirmiş. Bize vermedikleri bilgileri, siz neden kullanıyorsunuz? Diğer taraftan ihraçlar var, bedelsiz üyelikler var. ‘Ali Bey kulaktan dolma konuşuyor’ diyorlar. Üyeler bana geliyor, bizi üye yaptılar diyorlar. İnsanlar başkasını üye yapabilir ama üye bedeli ödemeden üye yapılamaz. Birine yardım edip onu üye yapabilirsiniz, bunu kastetmiyorum. Bunu sistematik hale getirirseniz ve binlerce kişinin aidatı ödenirse bu etik olmaz. Tüzüğe de aykırı. Üye olabilecek insanlara zorluk çıkartıldı. Bazıları olamadı. Bana sorarsanız, üye olmaması gereken insanlar üye yapıyorlar. Fenerbahçe’yi tutmayan birçok kişi üye yapıldı. Biz bugüne dek çok titizce işlerimizi yürüttük. Teşekkürümüzü ettik. Hem Türk sporu hem de Fenerbahçe için bunları yaptık. Başkana kötü söz söyleyenleri engelledik.”

”BİZİM PROJELERİMİZİ, KENDİ PROJELERİYMİŞ GİBİ ANLATTILAR”

”Çıkıp projeler anlattılar. Onlar da bizim projelerimiz. Bizim projelerimizi kendi projeleri gibi anlattılar. Kaç senedir yapmadınız, neden şimdi ‘yapacağız’ diyorsunuz. Biz çıkıp şunları yapacağız dedik, onlar da çıkıp aynı şeyleri söylediler. Aklın yolu bir, doğru hamleler bunlar. Kimin yaptığı önemli değil. İcraatın başında uzun yıllardır onlar var ve bunları yapacak zamanları oldu.”

”KAZANMAK İÇİN HER ŞEYİN MÜBAH OLMADIĞI BİR SEÇİM OLMASI LAZIM FAKAT BÖYLE OLMADI”

”Yapılan hakaretleri ve iftiraları üzülerek dinliyorum. Artık konuşmaya başladım. Bu duruma ittiler beni. Saygı ve sevgi çerçevesinde bu işin yürümesi lazım. Çok katılımlı örnek bir seçim olması lazım. Kazanmak için her şeyin mübah olmadığı bir seçim olması lazım fakat böyle olmadı. Seçilmezsek dünyanın sonu değil.”

”101 KİŞİ ‘ALİ KOÇ FETÖ’CÜ’ DİYE CUMHURBAŞKANLIĞI’NA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞ”

”Ben bu konuya hiç girmek istemiyordum ama son olarak Bodrum’da girmek zorunda kaldım. Onlara haber yolladım. Vefa Küçük’e de mesaj yolladım. Benim hakkımda suç duyurusu yapılmış. Kapalı zarfta hakkımda suç duyurusu yapmışlar. Bire bir aynı evrak, Cumhurbaşkanlığı’na suç duyurusunda bulunmuşlar. Evrağın içeriği, 3 Temmuz’u ben yönetmişim, polislere emirleri ben vermişim gibi gibi birçok iddia. Deli saçması bir şey! Hiç üstünde durmadım. Başkanımız kapalı kapılar arkasında benim bir FETÖ projesi olduğumu anlattıklarını söylediler. Ben bu işi ciddiye almaya başladım. Türkiye’de iki adama para verirsiniz, gizli tanık dersiniz, çık işin içinden. Genelkurmay başkanımız İlker Başbuğ bir terörist tanık yapılarak cezaevine girdi. Ben bu durumu ciddiye almak zorunda kaldım. Geçenlerde yine oldu. Hepinizin bildiği bir şahıs, konuşmak ve helalleşmek için buluştuk. ‘Burama kadar geldi’ dedim. Bana dedi ki; ‘Ali’cim ben sana bunu söylemeyecektim.’ dedi. ‘Bana bunu söylediler, aklım bile ermedi.’ dedi. Başkan çıkıp, ‘Ali bizim Ali’mizdir, en sıkıntılı dönemde yanımızda oldu, kimseye Ali FETÖ’cü diyemez’ demeliydi. Size hem kızgınım hem kırgınım. Bu durum çocuk oyuncağı değil. Siz beni ve ailemi bir terör örgütüne mensup olmaktan dolayı itham ediyorsunuz. Hem de kapalı kapılar arkasında. İnsanları korkutmaya ve ürkütmeye çalıştığınızda ya kamçılarsınız ya da korkar, ürkersiniz. Başkanımızın, söz konusu Fenerbahçe olduğu zaman gözümün ne kadar kara olduğunu bildiğini sanıyordum. Bu durum beni kamçıladı. Milyonların benden beklentisi var. Ben de bu sevgiyle yola çıktım. Ölüm kalım olmadığı müddetçe de devam edeceğimi söyledim. Çok hayal kırıklığına uğrattılar ama bu durum beni yolumdan çevirmedi. Ben bu işin buraya gelmesini istemezdim. Bu çok ciddi bir olay.”

”BENİM PROJEM YOKMUŞ, KENDİM PROJEYMİŞİM”

”Öncellikle Allah korusun benim siyasetle hiçbir işim, ilgim olmaz. Yine başkanın yaydığı bir söylenti. Benim projem yokmuş, kendim projeymişim. Kendisi böyle söylüyor. Benim siyasetle falan ilişkim yok. Fenerbahçe’yi kullanarak siyasete girecek diyorlar. Hatta transatlantik bir proje bu diyorlar. Bilmiyorum Ankara’yı mı etkilemeye çalışıyorlar. Bunun altyapısını da şöyle yapıyorlar. ‘Biz 2015’te onu yönetim kuruluna alalım dedik kabul etmedi gitti 3 gün sonra aday oldu’ diyorlar. Aziz Yıldırım sürekli hakkımda söylenti çıkarıyor. Başkanla 2014 yılında sorun yaşadık. 2015 seçimlerinde yapılan baskı bugünleri getirdi. Aziz Yıldırım ne amaçlıyor anlamıyorum. Ben başkana bir kez daha sesleniyorum. Çıkalım televizyona açıklayalım. İkimizden biri yalan söylüyor. Çıksın ortaya. Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmek istedim. Randevu verilmedi henüz.”

”AYKUT KOCAMAN BİR HOCADAN FAZLASI”

”Aykut Kocaman ile yola devam etmek çok isterdim. Öyle bir beklenti var ki taraftardan bu beklentiyi gözetmemek lazım. Aykut Hoca, bir hocadan daha fazlası. 3 Temmuz’u beraber yaşadık. 2011-2012 sezonunda son dakikada şampiyonluğu kaçırdık. Türkiye Kupası’nı yıllar sonra onunla aldık ama seçilirsek düşünüp karar vereceğiz. Öyle bir dip dalgası geliyor ki Fenerbahçe’de, öyle o genci yaşlısı bana umut oluyor ve değişimi arzuluyor ki, bana çok büyük doping, çok büyük itici güç oluyorlar.”

”SOYUNMA ODASINA İNİP İŞLERE KARIŞMAM, KARŞIYIM”

”Soyunma odasına inip işlere karışmam karşıyım. Hayalim Fenerbahçe’yi kenetlemek. Obradovic için ise ‘Allah’a şükürler olsun’ kendisi bizde. O ne kadar isterse devam ederim. Olimpik branşları kesinlikle kapatmayacağım. İki branş ekleyeceğim biri espor. Yarının Pogba’sı, Alex’i olacak isimleri Fenerbahçe’ye kazandırmak istiyorum. Altyapılardan oyuncular çıkarmak isterim. Alex son dönemlerinde hatalar yapmıştır fakat Alex’e yapılanlar kabul edilemez.” 

 

Kaynak:HaberTürk

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here